Göz kuruluğu ve çektiklerim
Anob
7/2/20263 min read
Evet her zamanki gibi ben çünkü blog bana ait. Bu seferki konumuz göz kuruluğu (Tıptaki adıyla kuru göz sendromu) maalesef. Ben bu yazımda kuru göz sendromu demek komik geldiği için göz kuruluğu olarak bahsedeceğim kendisinden. Öncelikle ben bunu yaklaşık 7 8 yıldır çekiyorum. Ve hiç hoş değil. Öncelikle bir ironiden bahsetmek istiyorum. Eskiden gerçekten gözlerim bozulsun isterdim. O zamanlar miyop ve hipermetrop arasındaki farkın ne olduğunu bilmiyordum. Bu duam kabul olmamış iyi ki. Aslında kabul olmamış demek tanımlara göre mantıksız. Çünkü göz kuruluğu tıbbi olarak bir bozukluk olarak geçiyormuş. En azından öyle duydum. İlk olarak kaç farklı doktora gittiğimden ve tecrübelerimden bahsetmek istiyorum. İlk gittiğim doktor bir özel hastanedeydi. Herhangi bir test falan da yapmadı sadece birkaç kez damla yazıp gönderdi. Birkaç kez ona gittikten sonra herhangi bir fayda görmediğime karar verdim. Devlet hastanesine gittim ve oraya da iki kez gittim. Orada da bana herhangi bir test yapılmadı. Yüzeysel bakıldı diye düşünüyorum. Doğrusu oradaki kalabalık göz önüne alındığında aceleyle bakılması da normal gibiydi. O da birkaç damla verdi ve gönderdi. Bir kez daha ona gittim ama aynı şekilde oldu. Ondan sonra başka bir özel hastaneye gitme kararı aldım. Alanında iyi birisi olsun diye bir profesörden randevu aldım. Asistanların bakacağını hesap edememiştim. Değişik bir deneyimdi benim için. 2 3 oda vardı ve onların arasında geçiş yapıp hastalara bakmaya çalışıyordu kendisi. O da birkaç damla yazıp gönderdi. Ondan sonra tekrar başka doktor bulmaya karar verdim. Bulduğum yeni doktor bana Schrimer testi denilen testten yaptı. Belki de içimi rahatlatmak içindi bilmiyorum. O testte bir gözüm 0mm çıktı. Normalde çıkması gereken 15mm ve üzeriydi sanırsam. Bana birkaç damla yazdı. O damlaları günde toplamda yaklaşık 16 17 kere kullanmam gerekiyordu. Ben tabi birkaç hafta kullanıp sonra devam edemedim. Tamamen benim üşengeçliğim. Aslında gerçekten beni kötü etkiliyor bu şey. Ama damlaları da bu kadar kullanmak zor geliyor. Şimdi asıl konumuz yani beni nasıl etkilediğine gelirsek durum şöyle. İlk önce ve en hafif etkisi olarak görüşü hafif bulandırıyor. Ben de doktora gittiğimde öğrenmiştim. Aşırı etkilemiyor. Ve geldik en kötüsüne. Gözlerimin yerinde sanki tahta varmış ve göz kapağıma sürtüyormuş gibi hissettiriyor. Buna bağlı olarak bir de gözlerimi sık kırpıp nemlendirmem gerekiyor çünkü gözlerim yanıyor sık kırpmazsam. Bu söylediklerim çoğunlukla akşam ve geceleri oluyor ve giderek artıyor. Eskiden uykumun geldiğini gözlerimin kuruduğundan anlayacak kadar çok etkiliyordu beni. Hala da çok etkiliyor. Gece saatlerinde bir şeylerle uğraşmamı engelliyor ve uyumaya zorluyor beni. Aslında çözümü de kolay benim için: damlaları kullanmak. Ama işte ben bunu yapmıyorum ve beni çok etkiliyor. Siz siz olun göz kuruluğunuz varsa damlalarınızı kullanmayı bırakmayın. Ben bıraktım ve durum ortada. Gözlerimi kırparken rahatsız oluyorum, gözlerim açıkken rahatsız oluyorum, rahatsız oluyorum. Yeterince iyi anlatabildiğimi düşünüyorum. Ve gerçekten aynı şeyden muzdarip olmayan birinin sizi anlaması da çok zor. İnsanlar esnedikten sonra gözleri dolar ya hani; işte bende o olmuyor, sadece normalde olması gereken hale yaklaşıyor. Bu kadar da yoğun bir şey bu maalesef. Hayır aslında belki damlaları kullanınca etkileri uzun sürse (mesela yaklaşık 15dk) yine kullanırım. Ama çoğunda bu durum 5 dakika falan sürüyor. Düzenli damlatırsam bu süre uzuyor tabii ama ben o kadar sabırlı değilim. O yüzden de bayadır kullanmıyorum damlalarımı. Yani anlatmak istediğim bu gerçekten insanları kötü etkileyen bir durum. O yüzden sizde de olduğunun düşünüyorsanız bir uzmana danışmanızı tavsiye ederim. Damlalarımı düzenli kullandığım zaman belli bir iyileşme sağlamıştı bende çünkü. Bu yazı da bu kadar olsun çünkü tüm tecrübelerim bunlar. Sonraki yazılarda görüşmek üzere...
AnobBlog
Sadece amaçsız
© 2026 AnobBlog-Kendim için yazıyorum.
